top of page

İç mimar gözüyle Sanat & Mekan İlişkisi

  • Yazarın fotoğrafı: Atölye Kürün
    Atölye Kürün
  • 2 gün önce
  • 2 dakikada okunur

Mekan, sadece bulunulan, barınılan, iş yapılan bir alan değil; ruh halimizi düşünce biçimimizi ve hatta enerjimizi etkileyen faktördür. İç mimarlık, bu nedenle, sadece mobilya seçme, ölçme, çizme eylemi değildir. Aynı zamanda mekanın ruhunu, duygusunu ifade etme biçimidir. Dolayısıyla sanat eserlerinin mekanda nasıl yer aldığı da önemli bir unsurdur.

Peki, evde ya da iş yerlerinde ( ya da farklı mekanlarda) sanat eserlerinin yer alması ( tablo, heykel, seramik vb.) gerçekten psikolojimizi etkiler mi? Evet, kesinlikle etkiler.



İnsan zihni, bulunduğu çevreden mesaj alır. Bilinç, gördüğü hissettiği deneyimlediği her şeyi kayda alır. Renkler, dokular, ışık, form, bizi duygularımızı etkiler. Sanat eserleri bu bağlamda, bizi en çok etkileyen unsurlardan biridir.


Atölye Kürün olarak ürettiğimiz tabloları, heykelleri sadece estetik kaygıyla değil, mekanla duygusal bağ kurabilen eserler üretme amacıyla da ortaya çıkartıyoruz. Hatta kişiye ve mekana özel eser üretmek aslında tam da bu kaygıyla yapılıyor.


Biraz da derinlemesine bu etkiyi incelemek istersek, ilk olarak mekana duygusal sakinlik ve zihinsel dinlenme sağlar. Doğadan ilham alan renkler, dokular, yumuşak geçişler, organik formlar zihni sakinleştirir, huzur hissini oluşturur.



İkinci neden, evde yer verdiğiniz eserler, her özgün parça aslında sizi anlatır. Sizi yansıtan, sizi siz yapan özellikleri vurgulayan bir atmoster, seri üretimden uzak, sizin çok beğendiğiniz, mekana ve kişiye özel his uyandıran parçalar bir araya gelerek üretilir.


Üçüncü neden, mekanda derinlik ve anlam hissi oluşturur. Daha açık ifade edersem, mekandaki sanat eserleri sizi, sizin ruhunuzu anlatırken aslında aynı zamanda mekanın da ruhunu anlatır. Hatta mekana ruh da katar.

Her eserin anlatmak istediği, bir hikayesi ve derinliği vardır. Mekanda bu, bambaşka bir etkiye dönüşür; mekanla harmanlanır. Sonuçta özgün mekanlar ortaya çıkar. Bu nedenle sanat eserlerinin özgün olması çok büyük enerji farkı oluşturur.



Son olarak; sanat mekanda, odaklanmayı ve yaratıcılığı arttırır. Sanat eserleri, renkleriyle dokularıyla, formuyla, her nieliğiyle, zihinde binlerce sinir hücresini uyarır. Zihni besler. Bu nedenle, ofis çalışma alanları vb gibi yerlerde özel olarak eser seçimi yapılır. Hatta bunun en basit örneği okullardır. Okullarda dahi koridor ya da sınıf panolarında hatırlatıcı, ilham verici, güdüleyici etki oluşturmak için öenmli gün ve haftalar kutlanır, öğrenci resimleri asılır.


Tüm bunlardan sonra sanatın iyileştirici, katkı sağlayıcı özelliği göz ardı edilemez. Bir lüks değil, insanın ruhuna yaptığı bir yatırım olarak değerlendirilmelidir. Evinize ya da ofisinize seçtiğiniz her sanat eseri, kendinize verdiğiniz sessiz değerdir.

Doğru eser, doğru mekanda yer aldığında mekan, sadece bir hacim olmaz. Sizi anlatan bir hikaye haline gelir.


Sanatla, Sevgiyle.


Fotoğraflar: Pinterest

 
 
 

Yorumlar


bottom of page