TASARIMDA KÜLTÜREL ETKİ
- 14 Mar
- 3 dakikada okunur

Mimarlığın mühendislikten biraz daha farklı bir alan olduğu bilinen bir gerçek. Herkesin dilindeki ise tasarımcının her konuda az çok bilgi sahibi olması gerektiği söylemleridir. Gerçekten bir tasarımcı birbirinden farklı ve çoğumuzun her zaman rast gelmediği meslekler, hobiler, edimlerle karşılaşabilir. Tasarımcı bunlar arasındaki örüntüleri zihninde oluşturur ve çıkış yolları saptar. Mimarın bir spor dalının en büyük inceliklerine kadar bilgi sahibi olması buna verilecek bir örnektir. Özelleştirerek açıklarsak mimari, farklı disiplinlerle harmanlanacak bir disiplindir.
Günümüz dünyasında bilginin bu kadar parmaklarımız arasında olmasıyla değişen edimler disiplinler arası çalışmanın verimliliğini de ispatlar niteliktedir. Bu neticeye ulaşmadaki asıl faktör ise toplumu oluşturan bireylerin yaşantısıyla ilişkilidir. Bireyler nasıl davranırlarsa, kültür ve sosyal öğrenme o yana kaymakta ve bireylerin ihtiyaçları da aynı yöne evrilmektedir. Hal böyle olunca, tasarımcıların kaygıları bireysel usluplarını yansıtmanın, estetik kaygılara cevap vermenin başında bireylerin bu evrilen ihtiyaçlarını da giderebilecek ürünler üretmek oluyor.
Bireyler tüm bu davranışlarını sergilerken elbette var olan kültürel etkileri de bir anda yok sayamazlar. Beraber yemek yeme kültürü medeniyetimizin önemli hususlarından biridir ve günümüz şartlarında çekirdek aile içinde bile bireyler şehir yaşantısına adapte olup aile bireyleriyle birlikte sofraya oturmak için zaman bulamasalar da akşamları, haftasonları gibi farklı imkanlar yaratmaya ve aile için kaliteli zaman geçirmeye dikkat etmektedirler. Bizlere miras kalan bu kültürü yaşatma gayreti içinde olmak, kültürel etkinin farklı şekillerde varlığını sürdürmesi anlamına gelmektedir.
Tasarımcı bu bağlamda kültürel etkinin varlığını yadsıyamaz. Üretim yaparken tasarladığı her bir noktada dahi kullanıcıların kültürün etkisinde olduğunu hesaba katmalıdır. Birey davranışlarının ne yöne evrildiğinin bilincinde olup bu ipuçlarını tasarımını işlevselleştirmek için kullanır.
Bununla birlikte tasarım, sadece o kültüre has ve varlığı zenginlik oluşturan davranışı yaşatmaya çalışmakla gerçekleşmez. Farklı kültürlerde ortak olarak var olan eylemlerin kültürün yaşandığı coğrafyanın, insanların o edimi ne ölçüde gerçekleştirdiği de dikkat edilmesi gerekn bir husustur. Bir davranış biçiminin kültürlere göre farklı ölçülerde gerçekleşmesi, ya da gerçekleşmesi sırasında duyulan ihtiyaçların ne kadar ve nasıl olduğu da tasarımın ihtiyaçlarını belirlerken not edilmesi gereken kalemlerden biridir.
Zamanla modernleşen kentler, bünyelerinde kadınları ve çocukları onların mevcut zamanda ve yeni dünya düzeni ile değişen ihtiyaçlarını karşılamayı gerçekleştirmekte yetersiz kalmıştır. Bu ihtiyaçların giderilmesi için dünyada kadınlara ve çocuklara duyarlı kentler mi geliştirilmeli ya da sırf kadın ve çocuk faktörü göz önünde bulundurularak koruyucu ve merhametli şehirler başlığı altında şehir modelleri mi oluşturulmalıdır?
Bu çerçeve de şehirleri imar ederken ihtiyaçların neler olduğu ve olabileceği hesap edilmelidir. Nasıl ki bir bebek anneden güvenli ayrılmayı kademeli olarak gerçekleştiriyorsa çocuk yine aynı şekilde ev içinde başlayan oyun ve keşfetme dünyasına evin yakın çevresinde devam eder, evden kademeli olarak uzaklaşma davranışını gerçekleştirir. Evin yakın çevresinin çocuğun bu ihtiyacını gerçekleştirmesine imkan tanıyacak şekilde tasarlanması söz konusudur.
Çocuk şehir ikilisinde çocukların evlerine çok yakın özgürce oyun oynayıp diğer insanlarla etkileşim halinde olacakları alanların birçok bölgede olmayışı, var olan yerlerde de çocukların gelişimlerine yeterli önemin verilmeyişi kent tasarımında çocuk boyutunu yeteri kadar sorgulamadığımız gerçeğini hatırlatıyor. Çocukların gelişimlerini, oyun oynarken dahi bazı beceriler geliştireceğini gözler önüne alarak yerleşim yerleri ve bu yerleşim yerlerinin çevre düzenlemesini doğru biçimde tasarlamak da tasarım kültürel boyutuna bir örnektir.
Kadınların da toplum içinde varlığının toplumun yetişmesinde önemi oldukça büyüktür ve toplumun daha müreffeh yaşaması için kadının ihtiyaçlarının da giderilmesi gerekmektedir. Bir mimar ve şehir planlamacı; kadının şehir hayatına dahil olup çalıştığında, çocuğunu nereye emanet edecek, okul öncesi dönem eğitim kurumları ve alanları iş yerlerine ne kadar mesafede olacak, bu alanlar iş yerlerinin kendi bünyesinde bulunursa kurum içinde çocuklar ve bebekler için ayrılan hacimler kurumun neresinde bulunacak gibi soruların doğru cevaplarını verecek tasarımları yapmak durumundadır.
Çalışmayan annelerin, çocuklarının gelişimlerini sağlamak için ev dışında faaliyet gösterecek mekanların yerleşim yerlerine uzaklığı ve bu yapıların tasarımı önem arz etmektedir. Çocukların ev dışı etkinliklerini sağlayan oyun alanları, piknik alanları, bahçeler, galeriler; bu mekanın yakınındaki yerleşim alanlarındaki nüfus dikkate alınarak tasarlanmalıdır. Çocukların oranla daha fazla sayıda var oldukları bölgelerde bu ekinlik alanlarının büyüklüğü değişmektedir. Giriş nasıl hangi genişlikte olacak, girişte beklerken sıkılan çocuklar için nasıl bir giriş tasarımı yapılmalıdır, çeşitli galeriler çocuklar için ne gibi faaliyetleri gerçekleştiriyor, amacına hizmet etmesi için tasarımı nasıl olmalı gibi sorulara cevap verebilmek mühimdir.
Sadece kadın ve çocuk bağlamında irdelemek, tasarımda sığ bakış açısı ile bakmak olur. Tasarımda, kadın ve çocuk dışında bireyleri ve aileleri vd niteliklerde kullanıcıları göz önünde bulundurarak tasarlamak, düşünmek, hesaplamak da tasarımcının görevidir.
Yer sofrasında yemek yenilen bir aile ile her gün masada kahvaltı yapan bir ailenin, tasarım ihtiyaçları ve ev düzeni, tasarımsal öğeleri bir olmaz. Ya da sporu rutinine eklemiş bir aile ile, engelli bir aile bireyine bakım veren bir düzende, mekan aynı şekilde kurgulanmaz. Bunun gibi binlerce örnek verilebilir.
Bir tasarım sadece renk doku malzeme üçgeninde sıkışamaz. Tasarımcı, tüm öğeleri önüne serer, her biri için kıstaslarını belirler, seçenekleri ortaya döker. Kullanıcı ihtiyaçlarını da bunlarla harmanlar. Tüm bunları yapmak için kültürü, davranışları, belirli bir profilin öncesini, geçmişini, inançlarını, atalarını bilir; araştırır. Bu tasarımda kültürün ne denli önemli olduğunu gösterir.
fotoğraf: Anadolu Ajansı




Yorumlar